Haber Detayı
24 Temmuz 2017 - Pazartesi 00:06
 
Hedef: THYʹnin havada oluşturduğu değeri denizde oluşturmak
Turkon Line CEO'su Kalkavan, "Biz, Gaziantep'teki bir halıcının Amerika rüyasıyız. Yükünü Gaziantep’teki fabrikasından alıp, Amerika’nın iç destinasyonundaki deposuna taşıma sürecini tamamlıyoruz." dedi.
Röportaj Haberi
Hedef: THYʹnin havada oluşturduğu değeri denizde oluşturmak

Kalkavan, 20. yılını dolduran şirketin ABD, Avrupa, Doğu ve Batı Akdeniz olmak üzere 4 ana ve Karadeniz ile Kuzey Afrika olmak üzere 2 tali hatta faaliyet gösterdiğini ifade etti. İhracatçının ve ithalatçının yük hacmini bulundukları lokasyondan Türkiye’ye ya da teslimat destinasyonuna taşıdıklarını aktaran Kalkavan, şunları söyledi: Örnek vermek gerekirse; biz Gaziantep’teki bir halıcının Amerika rüyasıyız. Yükünü Gaziantep’teki fabrikasından alıp, Amerika’nın iç destinasyonundaki deposuna taşıma sürecini tamamlıyoruz. Oradaki akreditif başlangıcından, malın çekimine kadarki zincirin bütün halkalarının eksiksiz olarak bir araya gelmesini sağlıyoruz. Bu yılın ilk 6 ayındaki rakamlara göre, Gaziantep’ten yapılan ihracatla Türkiye, dünyanın en büyük ikinci halı ihracatçısı konumuna yükseldi. Bu bizim için de gurur verici bir sonuç. Kalkavan, ihracatçı ve ithalatçının takribi bir hesap ile 4-5 milyar dolarının Türkiye’de kalmasını sağlayan bir şirket olduklarına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: Yaptığımız işin değerine bakacak olursak, dünyada bu sektörde artık şirketler değil ülkeler kıyasıya rekabet ediyor. Barbaros Hayrettin Paşa’nın dediği gibi; ʹDenizlere hâkim olan cihana hâkim olur.ʹ Bu nedenle denizlerdeki yüke hâkim olan dünya ekonomisinde de söz sahibi oluyor. Dünyada bunun başında şu an Çin geliyor. Çin dünyadaki en büyük şirketleri satın alarak bu ekonomide bir hegemonya kurmaya çalışıyor. Son olarak Türkiye’nin en büyük özel limanı olan Kumport Limanı’nı satın aldı.ˮ

 

“Ekonomimize katkıda bulunuyoruz”

Turkon Line CEOʹsu Kalkavan, Turkon Lineʹın dünyadaki sektör sıralamasında 60. sırada yer aldığına işaret ederek, “Bizim servis verdiğimiz gemilerle, rakiplerimizin servis verdiği gemiler arasında hacim olarak çok fark var. Bu tabloda ilk 20 sırayı alan şirketler sektörün yüzde 81ʹini kontrol ediyor” bilgisini verdi. Ancak burada Turkon Lineʹın stratejik duruşunu gözardı etmemek gerektiğini vurgulayan Kalkavan, “Türkiye çıkışlı servislerimizde koruduğumuz pazar liderliği ile piyasa ve navlun fiyatlarında önemli bir düzenleyici görev yapıyoruz.ˮ diye konuştu. Kalkavan, ithalatçı ve ihracatçıların ödedikleri navlunun Türkiye’de kaldığını belirterek, “Oluşturduğumuz istihdam ile birlikte yeniden Türkiyeʹnin hizmetine sunuyoruz. Bu paranın Türkiyeʹde kalmasını sağlayarak ekonomimize katkıda bulunuyoruz. Eğer bu navlunu bir yabancı firmaya verirseniz, navlunu alıp götürüyor ve kendi ülkesinde yatırım yapıyor.ˮ ifadelerini kullandı. Turkon Line olarak müşteri memnuniyetine de çok önem verdiklerini kaydederek, şunları aktardı: “Operasyonel esnekliğimizle mükemmeliyeti, butik hizmet anlayışımızla müşteri memnuniyetini sağlamak ve sürdürülebilir kılmak en önemli ilkelerimizden. Şirketimizdeki tüm birimler bu bakış açısıyla işlerini yapmaya özen gösteriyorlar. Bunu yaratabilmek için insana yatırım yapmak çok önemli. Hem satış ekiplerimizi hem de tüm destek departmanlarımızdaki çalışma arkadaşlarımızı Turkon Akademi aracılığı ile sürekli olarak eğitmeye ve geliştirmeye devam ediyoruz”

 

“Hedefimiz, THYʹnin havada oluşturduğu değeri denizde oluşturmakˮ

Alkın Kalkavan, gelecekte ise bulundukları sektörde büyümeyi hedeflediklerini belirterek, ˮHedefimiz, THY’nin havada oluşturduğu değeri yine bir Türk markası olarak denizde oluşturmak. Son yıllarda birçok Türk bankası yabancı sahipliğine geçti. Bu alanları korumamız ve elde tutmamız gerekiyor. Çünkü bu alanlar eninde sonunda Türkiye’nin hizmetinde kalmak zorunda. Türkiye için telekomünikasyon kadar ulaştırma da önemli bir cephe.ˮ şeklinde konuştu. Son 25 yılda dünyadaki küresel ilk 30 şirketin 17ʹsinin ya satılmak zorunda kaldığını ya da iflas ettiğini aktaran Kalkavan, “Sektörel büyüme durdu, talep olmadan devamlı arz piyasaya girdi. Fazla arzı karşılayamayan talebe karşı taşıyıcılar, kendi yerlerini doldurmak adı altında düşük navlunlar verdi. Buna reaksiyon olarak piyasa artık arzı kesti ve navlunların olması gereken seviyelere yaklaşmasını sağladı.ˮ bilgisini verdi. Kalkavan, devletin, sektöre desteğini dolaylı yoldan, Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileri üzerinden verdiğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu şekilde sağladığı destekle KOBİ’lere, ihracatçıya ve ithalatçıya nefes aldırdı. Dışarıdan yüksek faiz yükü ile borçlanan firmalarımıza, KGF üzerinden düşük faizle borçlanma imkânıyla beraber tekrar atılım yapma fırsatı doğdu. Devletimizin yakın zamanda KGF’yi piyasaya sunması mart ayından bu yana ihracatın artmasını sağladı. KGF diliminin biraz daha genişlemesi, ayağındaki yüksek faiz yükü ile aşağı doğru çekilen ithalatçı ve ihracatçıların hacimlerinin pozitif etkilenmesini sağlayacak. Bu sayede Türkiye 2023 hedeflerine çok daha rahat ulaşacak. Yüksek faizleri normal seviyelere çektiğimizde Türkiye’nin önünde kimse duramaz.ˮ Konteyner taşımacılığı sektörünün, devletlerin içinde bulunduğu, üretilen stratejilerin tam göbeğindeki bir konu olduğunun altını çizen Kalkavan, “Son 14 çeyrektir zarar ederek piyasada olmayı sürdüren şirketler var. Devletler bu şirketleri yaşatmak için krediler verdi.ˮ diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Editör: Vira Haber
Yorumlar
Haber Yazılımı